Kanuni ve Karınca

6/11/2008 ·

İstanbul’da güneÅŸli bir günün sabahında Topkapı Sarayı’nın avlusunda bulunan Has Oda’nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doÄŸru ilerliyordu. Bu kiÅŸi, Avrupa’yı titreten, koca Akdeniz’i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti’nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman’dan baÅŸkası deÄŸildi. Devlet iÅŸlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, aÄŸaçları, kuÅŸları, denizi seyrederdi.

O gün deniz, aÄŸaçlar bir baÅŸka güzeldi, yalnız aÄŸaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruÅŸtuÄŸunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaÅŸtı ve eliyle tutup incelemeye baÅŸladı. Biraz sonra aÄŸaçların neden buruÅŸtuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını. Aklına bir çözüm yolu geldi. AÄŸaçları ilaçlatacaktı. Böylece aÄŸaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düÅŸününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, aÄŸaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. iÅŸin içinden çıkamayacağını anlayan Kanunî, bu konuyu danışmak için hocası Ebussuud Efendi’yi aramaya koyuldu. Hocasının odasına gitti. Ama hocası odada yoktu. Hemen oracıkta bulduÄŸu kâğıt parçasına kafasına takılan soruyu edebî bir üslupla yazdı ve hocasının rahlesi üzerine bıraktı.

Birkaç saat sonra hocası odasına gelmiÅŸ ve rahlenin üzerinde el yazısı ile yazılmış kâğıdı görmüÅŸtü. Eline hat kalemini alan Ebussuud Efendi, talebesinin soruyu yazdığı kâğıdın altına bir ÅŸeyler yazdı ve kâğıdı rahleye bıraktı.

Kanunî bir ara tekrar hocasının odasına uÄŸradı. Hocası yine yerinde yoktu; ama rahlenin üzerine bırakmış olduÄŸu kâğıdın üzerine kendi yazısı dışında bir ÅŸeylerin daha yazılmış olduÄŸunu gördü. Merakla kâğıdı eline aldı ve okumaya baÅŸladı. Yazıyı okuyunca yüzünde bir tebessüm belirdi. Kâğıdın üst kısmında Kanunî’nin hocasına yazdığı sual vardı. Kanunî ÅŸöyle diyordu hocasına:

Meyve aÄŸaçlarını sarınca karınca
Günah var mı karıncayı kırınca?

Hocası Ebussuud Efendi soruyu ÅŸöyle cevaplıyordu:

Yarın Hakk’ın divanına varınca
Süleyman’dan hakkın alır karınca.


Hüseyin Köksal ÇINAR

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır